Kayıtlar

İnsanlık Neden Geç Gelişti? Teknolojik İlerlemenin Hızlanma Sebebi

Bir Akşamüstü Düşüncesi Geçenlerde telefonuma bakarken bir an durdum. Avucumun içinde, tüm insanlığın bilgisini taşıyan, dünyanın öbür ucundaki Almancı akrabalarla görüntülü konuşabilen bir cihaz tutuyordum. O cihazın içinde milyarlarca transistör vardı — her birisi, dedamin gençliğinde bir oda büyüklüğünde bir bilgisayardan daha güçlü. Dedemin çocukluğunda Gaziantep’in dar sokaklarında eşek sırtında taşınan yükler vardı. Şimdi o sokaklardan geçen teslimat dronları, üstümüzden uçan ticari uçaklar var. Dedem doğduğunda insanlar aya gitmemişti; ben doğduğunda bilgisayar yeni yaygınlaşıyordu; şimdi yapay zeka benden daha hızlı yazı yazıyor. Bu kadar hız nasıl mümkün oldu? İnsanlık 200.000 yıl boyunca aynı taş aletleri kullandı, sonra birden birkaç yüzyıl içinde aya çıktı, atomu parçaladı, geni okudu, yapay zeka yarattı. Neden? Bu soru beni aylardır rahatsız etti. Araştırdım, okudum, düşündüm. İşte bulduklarım. I. Kartopu Etkisi: Bilgi Birikir, Çünkü Yok Olmaz Başlangıç noktası şu: bilgi, ...

Kaybolan Teknolojiler: Antik Dünya Bizden Daha mı İleriydi?

“Eskiden her şey daha iyiydi” demiştim, sonra dedim ki: bir de araştırayım. Kısa Cevap (Sabırsızlar İçin) Bazı antik teknolojiler gerçekten inanılmaz derecede gelişmişti ve bazıları gerçekten kayboldu. Ama “eskiden teknoloji bugünkünden genel olarak daha ileriydi” iddiası, kanıtlarla desteklenmiyor. Doğrusu şu: Bazı alanlarda antik toplumlar, bugün bile hayranlık uyandıran ve bazen modern bilimin tekrar anlamak için uğraştığı olağanüstü çözümler ürettiler. Ama elektrik, bilgisayar, havacılık, enerji ve tıp bakımından modern teknoloji, kıyaslanamayacak kadar önde. Yani dedelerimiz Wi-Fi çekmiyordu, ama mühendislik gururları vardı ve haklı olarak da gururlanabilirlerdi. Bu İddiayı Nasıl Test Ettim? Bir teknoloji iddiasını değerlendirirken şu beş kritere baktım: Fiziksel kanıt var mı? (Gerçek bir eser, yapı veya kalıntı) Yazılı veya bağlamsal kanıt var mı? (O döneme ait metinler, çizimler, arkeolojik bağlam) Bu teknolojiyle ilişkili bir altyapı var mı? (Telefon varsa telefon hattı da o...

Neden Açık Kaynak Kullanıyorum

Merhaba, uzun zaman oldu ve bloğumun 17. senesini sevinçle kutluyorum. 17 yıl önce, internetin heyecan verdiği zamanlarda kendime ait bir web sitemin olması hayaliyle başladım ve bir sürü isim değişikliği sonucu alınabilecek en kötü domain ismiyle bugünlere geldik. İlk zamanlarımdaki ergen ve ciddiyetten uzak tavrım, hayatın seri dayağı ile bugün daha sakin bir dile dönüştü. Hayatta hepimiz bu değişimlerden kaçamıyoruz. Nice 17. Yıllara Gelelim konumuza; Geçen aylar bir akşam oturdum ve telefonumdaki uygulamaları tek tek saydım. Otuzu geçkin uygulama, neredeyse hepsi üç dört şirketin çatısı altında toplanmış: fotoğraflarım Google’da, notlarım bir bulutta, şifrelerim bir tarayıcı eklentisinde. Hepsi kullanışlı, hepsi görünüşte “bedava.” Ama bedava olan hiçbir şeyin gerçekten bedava olmadığını uzun zamandır biliyordum, sadece bu konuyu çok ciddiye almamıştım. Belkide ciddiye alacak daha önemli konular vardı. Bir arkadaşıma bundan bahsettiğimde “boşuna uğraşıyorsun, kimsenin senin fotoğra...

Bugünün Bilgisiyle Geçmişe Gitsek Hayatta Kalabilir Miydik?

Modern bilgiyle donanmış biri geçmişe gitse hayatta kalabilir, tarihi değiştirebilir miydi? Bilgi, beceri ve uygarlığın katmanlı yapısı üzerine bir düşünce deneyi. Bazen kendimi çok basit ama bir o kadar rahatsız edici bir hayalin içinde buluyorum: Bir sabah gözümü açtığımda bugünün dünyasında değil de, mesela iki bin yıl önce Dülük’ün taş sokaklarında, ya da daha da geriye gidip tarımın henüz yeni öğrenildiği bir Anadolu vadisinde bulsam kendimi… Cebimde telefon yok, çantamda hiçbir alet yok, sadece kafamın içinde “bugünün bilgisi” var. Bu bilgi beni gerçekten kurtarır mıydı? Bir iş bulup karnımı doyurabilir miydim? Ve belki daha da meraklandığım soru: Sıradan biri olarak, tarihin akışına ufak da olsa bir dokunuş yapabilir miydim, yoksa sessizce, izsiz mi kaybolurdum? İlk bakışta bu, eğlenceli bir zaman yolculuğu fantezisinden ibaret gibi görünüyor. Ama üzerine biraz düşününce, aslında bilginin doğası hakkında çok temel bir şeyi sorguladığını fark ediyorum: Bir şeyi “bilmek” ile o şey...

Petrol Gerçekten Bitecek mi?

Bir süredir kafamı kurcalayan bir soru var: küçüklüğümden beri “petrol bitiyor, dikkat” diye duyuyorum, ama petrol hâlâ burada. Bu sefer işin kaynağına inip gerçekten oturup baktım hem petrolün kendisine hem de “petrol mü, taş mı” tartışmasına, hem de aslında petrolden çok daha acil bitme tehlikesi olan başka şeylere. Sonuç beklediğimden ilginç çıktı, paylaşayım istedim. Petrol gerçekten bir gün biter mi? Kısa cevap: teorik olarak evet, ama pratikte bu “bitiş tarihi” tuhaf bir şekilde hep aynı yerde kalıyor. 1970’lerden beri uzmanlar “petrol 40-50 yıl içinde bitecek” diyor, aradan elli yıl geçti, rakam hâlâ kabaca aynı yerde duruyor. Bunun sebebi büyü değil her yıl yeni sahalar bulunuyor, çıkarma teknolojisi gelişiyor (derin deniz sondajı, kaya petrolü gibi) ve bu da “kanıtlanmış rezerv” dediğimiz sayıyı sürekli yukarı çekiyor. Nitekim dünyanın toplam kanıtlanmış rezervi 2020’den 2023’e kadar tüketime rağmen küçülmek yerine büyüdü. Şu an dünyanın elindeki kanıtlanmış rezerv, mevcut tük...